Pazartesi, Mart 5

Le Pain Quotidien


Sıcacık, ahşap kokulu, güler yüzlü ekibi olan Le Pain Quotidien;  Brüksel’de genç bir şef olan Alain Coumont'un, çalıştığı restoran için uygun ekmeği bulamayınca, çocukluk yıllarından süregelen ekmek tutkusuyla ilk fırınını ‘taze, günlük ekmek’ anlamına gelen ‘Le Pain Quotidien’ adı ile açması ile bugünlere gelmiş. Bugün uğradığım bu tatlı cafe'de ki naneli organik çay ve okumalıklarım bana oldukça iyi geldi. Haftaya ofis dışında başlamakta farklı bir keyif getirdi. Doğal ve sade olan Le Pain Quotidien’in en belirgin karakteristik özelliklerinden biri; tahta uzun masaları. Ben bu uzun masaları oldukça seviyorum. Bazen hiç tanımadığım insanlarla yemeğimi paylaşıyormuşum gibi hissetsem de yemeğin sonunda kendimi genellikle onlar ile sohbet ediyor buluyorum. Bu ya iletişimin gücü, ya da "tuzu uzatır mısınız" sorusunun cevabı, bilemiyorum;) Bu arada bir önceki yazımda bahsettiğim ikramlıklara da ekleyebiliriz Le Pain'i. Burada tıka basa doyacak olmasınız da ya form tutabilir ya da cafe tadında takılabilirsiniz. Blog yazmak için alternatif bir mekanda olabilir. Bence yurt dışından gelen yabancı konukları sabah kahvaltısında ağırlamak  için de akılda kalabilir bir mekan. Bir muffin ve kahveli beze kapıp çıktım, bir daha uğramak üzere. İletişim ve diğer bilgiler için tık tık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sende Yaz!